Şasiyi Baştan Yaptık | V-Twin Truck Projesi – 5. Bölüm

V-Twin Truck projesinde bu bölüm tam anlamıyla kırılma noktası oldu. Bir önceki bölümde şasiyi kesmiş, oranları kabaca görmüş ve genel yönü belirlemiştik. Bu bölümde ise işi bir üst seviyeye taşıdık. Arka şasiyi tasarladık, prototipledik, yeniden düşündük, tekrar çizdik ve sonunda şasiyi neredeyse baştan kurduk.

Kısacası bu bölüm, “bir şeyleri toparladık” bölümü değil. Doğrudan şasiyi yeniden inşa ettiğimiz bölüm.

Önce sürüş yüksekliğini netleştirdik

İlk hedefimiz aracı mümkün olduğunca yere yaklaştırmaktı. Ama bunu sadece görüntü için yapmıyoruz. Lastik hareketi, amortisör mesafesi, airbag çalışma aralığı ve kupanın zemine göre konumu hep birlikte değerlendirilmek zorunda.

Ön süspansiyon sisteminin bize verdiği toplam hareket mesafesini ölçtük. Araç yaklaşık 9 cm kalkıp inebiliyor. Sorun şuydu: Kupanın zemini, amortisör kulesine ve tekerin geldiği bölgeye takılıyordu. Bu yüzden kupayı istediğimiz kadar aşağı alamıyorduk.

Biz de önce lastiğin ve amortisör kulesinin geleceği yerleri kabaca açtık. Böylece kupayı biraz daha aşağı bastık ve gerçek sürüş yüksekliğini daha net görmeye başladık.

Bu aşamada karar verdiğimiz sürüş yüksekliğinde kupanın etekleri yerden yaklaşık 25–26 cm yukarıda duruyordu.

Kasa ve çamurluk üzerinden şasi boyunu tartıştık

Arka tarafta sadece mekanik ölçüyle ilerlemedik. Görsel proporsiyonu da aynı anda değerlendirdik.

Kasanın yan parçalarını arabanın üstüne koyduk. Ardından kullanmayı düşündüğümüz Volkswagen Beetle arka çamurluklarını da yerine yaklaştırdık. Bunun sebebi projeye biraz daha Volkswagen karakteri katmak istememizdi. Çünkü araçta Volkswagen’den geriye esas olarak kupa kalıyor. Biz de bu dili arka çamurlukla devam ettirmek istedik.

Kasa ve çamurluğun toplam uzunluğunu birlikte görünce şasiyi ne kadar uzatmamız gerektiğini daha doğru tartışabildik. Siyah kasa parçaları da bu aşamada işimize yaradı; üzerine tebeşirle direkt çizim yaptık. Bir anlamda kasayı geçici çizim tahtasına çevirdik.

Şasiyi önce kaba olarak modelledik

Şasi tasarımını önce fiziksel ölçülerle, sonra da bilgisayar ortamında ilerlettik. Kabaca çıkardığımız ölçüleri çizime aktardık. Ardından prototip üretmeye başladık.

İlk prototipi doğrudan metalden yapmadık. Hafif, hızlı ve revizeye açık olması için maket mantığında ilerledik. Böylece parçaların birbirine nasıl oturduğunu, airbag yerlerini, bağlantı açılarını ve diferansiyel çevresindeki boşlukları daha rahat gördük.

Bu aşamada fikrimiz netti:
Önce en hızlı şekilde doğru formu bulacağız, sonra metal üretime geçeceğiz.

İlk prototip her şeyi değiştirdi

İlk prototipi yaptık, araca koyduk ve dışarıdan baktık. İlk anda fena görünmüyordu ama biraz uğraşınca daha iyi bir çözüm çıkabileceğini fark ettik.

Asıl sorun bağlantı geometrisinde ortaya çıktı. Airbag, amortisör ve diferansiyeli tutacak kollar aynı bölgede toplanınca ilk tasarım bize gereksiz yükseklik ve karmaşa getirdi. Görsel olarak da istediğimiz kadar temiz durmuyordu.

Biz bu projede sadece sağlam çalışan bir sistem istemiyoruz. Aynı zamanda mümkün olduğunca fabrikasyon hissi veren, derli toplu ve göze doğru oturan bir yapı istiyoruz.

Bu yüzden ilk prototipi “oldu” deyip geçmedik. Eksikleri gördük ve ikinci versiyona geçtik.

Airbag, amortisör ve diferansiyel bağlantılarını yeniden düşündük

Bu bölümün en teknik tarafı burada başladı.

Arka sistemde diferansiyeli sabitlemek için 4 link yapı kurmaya karar verdik. Yani iki düz, iki çapraz kol kullanacağız. Çapraz bağlantıyı tercih etmemizin nedeni diferansiyelin sağa sola kaçmasını engellemek ve sistemi daha kompakt toplamak istememizdi.

Başta farklı alternatifleri de düşündük. Düz kollar artı ekstra çapraz çubuk gibi çözümler masadaydı. Ama airbag ve amortisörlerle birlikte o bölge fazla kalabalık hale geliyordu. Biz de daha az parça ile daha kontrollü bir çözüm kurmak istedik.

Böylece:

  • iki düz kol aksın yukarı aşağı hareketini yönetecek
  • iki çapraz kol sağa sola kaçmayı engelleyecek
  • amortisör ve airbag bağlantıları da bu yapıya göre şekillenecek

İkinci şasi tasarımında profili alçalttık

İkinci tasarımda en büyük değişiklik şasinin formunda oldu. İlk versiyona göre profili daha alçak tuttuk ve öne doğru uzattık. Bu sayede:

  • düz kolları şasinin altına daha sağlıklı aldık
  • çapraz kollar için daha mantıklı bağlantı açıları yakaladık
  • airbag ve amortisörler için ekstra alan kazandık
  • kasayı daha aşağıda konumlandırma ihtimalini koruduk

Bu değişiklik kritik oldu. Çünkü ilk tasarımda şasi bazı bağlantıları dışarı taşıyor ve görüntüyü bozuyordu. İkinci versiyon ise hem daha kompakt hem de daha temiz görünmeye başladı.

SolidWorks süreci projeyi hızlandırdı

Bütün bu tasarımı sadece dükkânda göz kararıyla yürütmedik. Süreci dijital tarafta da kontrol ettik. Modellemeyi SolidWorks üzerinde ilerlettik. Böylece ölçüleri tekrar tekrar kontrol ettik, bağlantı yerlerini daha net gördük ve lazer kesime gidecek parçaları daha güvenli hazırladık.

Bu bölümde dijital modelleme ile fiziksel üretim gerçekten iç içe ilerledi. Önce fikir çıktı, sonra prototip geldi, sonra çizim düzeldi, sonra yeni parça üretildi. Bu akış projeyi ciddi şekilde hızlandırdı.

Lazer kesim parçalar geldi, gerçek üretim başladı

Tasarım netleşince dosyaları hazırlayıp lazer kesime gönderdik. Şasiyi dört ana parçadan oluşacak şekilde planladık. Üst ve alt parçalar tek formda, yanlar da ayrı parçalar olarak geldi.

Parçalar geldikten sonra iş artık tamamen üretime döndü.

Burada asıl yük Fırat tarafında toplandı. Puntalama, hizalama, kaynak, taşlama, tekrar prova, tekrar kaynak derken şasi ciddi emek istedi. Bazı yerlerde 3 mm malzemeyi bükerek ilerledik. Bazı yerlerde hizalamayı tutturmak için ekstra borular ve geçici destekler kullandık.

Şasi ağırdı, üretim de kolay olmadı

Bu bölümün en net gerçeklerinden biri şu: Şasi kağıt üstünde kolay görünüyor, dükkânda ise hiç kolay ilerlemiyor.

Parçalar ağırdı. Şasiyi masaya almak, çevirmek, ters düz etmek ve gönyede tutmak başlı başına iş oldu. Gece geç saatlerde iki kişiyle şasiyi çevirip alt kaynakları bitirmeye çalıştığımız anlar bile vardı. Bazen gücümüz yetmedi, bazen işi yarım bırakıp ertesi güne kaldık.

Ama bu zorlukların önemli bir tarafı vardı:
Hızlı bitsin diye yamuk bir sistem kurmak istemedik.

5 mm bile bizi rahatsız etti

Bu bölümün bence en güçlü yanı da burada.

Sistemi ilk kez topladığımızda çalışıyordu. Araç iniyor, kalkıyor, arka sistem hareket ediyordu. Ama ölçüde küçük farklar vardı. Gözle bakınca çoğu insan görmezdi. Yine de biz fark ettik.

Bir tarafta yaklaşık 5 mm, bazı bağlantılarda ise 2 mm civarı kaçıklık oluşuyordu. Bu farkı “zaten olur” diye geçebilirdik. Ama geçmedik.

Diferansiyeli tekrar söktük. Masaya aldık. Lazerle merkezledik. Bağlantı noktalarını yeniden işaretledik. Braketleri tekrar kaynattık. Yani çalışan sistemi bozup daha doğrusunu yaptık.

Bu karar bence bölümün özeti:
Çalışıyor olması yetmedi, düzgün olmasını istedik.

Burak abi önemli bir detayı kurtardı

4 link kolların üretiminde bir başka kritik detay daha ortaya çıktı. İlk başta her iki tarafı da düz paso mafsallarla toplamayı düşünüyorduk. Sonra Burak abi çok önemli bir nokta söyledi: Bir tarafın ters paso olması gerekiyor.

Bu detay küçük gibi görünüyor ama çok kritik. Çünkü bir taraf düz, diğer taraf ters paso olduğunda kolu sökmeden sadece çubuğu çevirerek boy ayarı yapabiliyorsun.

Bu bilgi olmasa ayar aşamasında gereksiz işçilik çıkacaktı. Parçaları geri değiştirip sistemi doğru yoldan kurduk.

Gece sonu: Arabayı kaldırıp indirdik

Bu bölümün finali tam West Riders Custom ruhunda geçti. Gece uzadı, herkes yoruldu, beyinler durma noktasına geldi ama yine de aracı kaldırıp indirmeden dükkândan çıkmak istemedik.

Bütün puntaları, bağlantıları ve geçici montajları tamamladıktan sonra sistemi denedik. Arka taraf gerçekten hareket etmeye başladı. Airbag’ler çalıştı, amortisörler yerine oturdu ve şasi artık canlı biçimde kendini göstermeye başladı.

Hatta işin sonunda kompresör yerine ağızla hava basıp sistemi kaldırmaya çalışma kısmı da tam bölümün ruhuna yakışan bir kapanış oldu.

Bu bölüm neden bu kadar önemli?

V-Twin Truck projesinin 5. bölümü, aslında aracın karakterini belirleyen bölümlerden biri.

Bu bölümde:

  • sürüş yüksekliğini netleştirdik
  • kupanın ve şasinin ilişkisini yeniden kurduk
  • kasa ve çamurluk oranlarını değerlendirdik
  • arka şasiyi tasarladık
  • ilk prototipi yaptık
  • prototipi beğenmeyip ikinci versiyona geçtik
  • airbag, amortisör ve 4 link sistemini yeniden kurguladık
  • lazer kesim parçalarla gerçek üretime başladık
  • diferansiyeli tekrar merkezleyip sistemi daha doğru hale getirdik

Yani bu bölümde sadece parça üretmedik. Projenin alt yapısını gerçekten kurduk.

Sonuç

“Şasiyi Baştan Yaptık” başlığı bu bölüm için abartı değil. Gerçekten de önce düşündük, sonra yaptık, sonra bozduk, sonra daha iyisini yaptık.

Bu bölümün sonunda artık elimizde çalışan, ölçüsü oturmaya başlayan ve bir sonraki aşamaya güçlü temel hazırlayan bir arka sistem var.

Bir sonraki bölümde iş daha da sertleşecek gibi duruyor. Çünkü bu bölüm, sadece başlangıçtı.

Bültenimize Abone olun

Güncel haberler, özel teklifler ve faydalı ipuçları için bültenimize abone olun

Bu yazıyı beğendiniz mi? Başkalarıyla paylaşın!

SON BLOG YAZILARIMIZ